'Gay diyerek Kenan'ı yıkamazlar!'
Pazartesi, 02.08.2010, 07:51am (GMT)
Beşerler, sevgilisini anlattı... 
 Zeynep Beşerler, sürekli “Kenan
İmirzalıoğlu’nun sevgilisi” olarak anılmaktan sıkıldı. “Kenan’la
birlikte olmak büyük dezavantaj” diyen güzel oyuncu, artık yer aldığı
projelerle kendinden söz ettirmek niyetinde... Şu sıralar “Aşk ve Ceza”
dizisinde Violet olarak izlediğimiz Beşerler, kendisi ve ilişkisi
hakkında merak edilenleri Kelebek’e anlattı. Televizyona iki yıl ara
verdiniz. Bu bilinçli bir tercih miydi? - Hayır, bilinçli bir tercih
değildi. Gelen projeler beni tatmin etmedi, ben de beklemeyi tercih
ettim. Çok
sıkıldınız mı beklerken? -
İlk başlarda güzel geliyor ama çalışmaya alışmış bir insan sürekli
oturunca da fenalık geçiriyor.
Ve sonunda “Aşk ve
Ceza”dan teklif geldi... -
Bu dizinin hazırlıklarına başlanırken Erol (Avcı) Ağabey’e “Ben de
varım, unutma” dedim. O da “Unutur muyum” diye karşılık verdi. Sonra
Kudret’le (Sabancı) buluştuk. Sonuçta bu ekiple olmaktan mutluluk
duyuyorum. Bir kere Kudret Sabancı ile çalışmak benim açımdan büyük
avantaj. Çünkü hakikaten muhteşem bir yönetmen. Ayrıca o kadar güzel bir
ekip var ki, sette hiçbir şey aksamıyor. Normalde işe giderken ayaklar
geri geri gider ya, bu dizide ben tam tersini yaşıyorum. Seti özlemenizin de etkisi
vardır bunda... - Evet,
hepsi bir araya geldi. Uzun bir ara verdim ama iyi de oldu. ınşallah her
şey yolunda gider. Bu
projenin başrol oyuncusu Nurgül Yeşilçay... Esas kız olmamak sizi üzdü
mü? - Üzmedi açıkçası.
Violet, tam bana göre bir karakterdi. Bugüne
dek canlandırdığınız karakterlerden farkı ne Violet’in? - Daha
kendine güvenli. Diğerlerinde hep şımarık zengin kızdım. Violet’te bu
pek yok. Kendi ayakları üzerinde duran bir tip. Ailesinden pek destek
görmeyen, güçlü bir kadın. Ama kendi içinde güçsüz olduğu durumlar da
var. Bunu hep Savaş’la paylaşıyor. Savaş da onun o güçsüz olduğu kısmı
bilmiyor. ıleride seyirci de geçmişini öğrenecek. ÇOK AŞAĞILANDIM AMA
DİMDİK KARŞILARINDAYIM 31 yaşındasınız artık... Geriye dönüp
bir bakarsanız, eski Zeynep nasıldı, bugünkü nasıl? - Olgunluğun
getirdiği bir şey herhalde, sakinleştim. Eskiden daha deli doluydum.
şimdi daha sakinim. Her şeyi daha kolay kabul edebilir oldum. Birçok
şeyi kendi içimde çözmeye, biraz içimi keşfetmeye başladım. Bu da
büyümenin getirdiği bir şey. Nasılmış Zeynep’in içi? - ıyiymiş.
Zamanla şunu gördüm; aile eğitimi çok önemli bir şeymiş. Bana iyi bir
eğitim verildiğini düşünüyorum ve şimdi bunun nimetlerinden
faydalanıyorum. Mesela hangi olayda “ıyi ki ailem beni doğru
yetiştirmiş” dediniz? - Hayatın birçok alanında oldu bu... Sonuçta
artık 31 yaşına geldim ve tanınan bir insanım. Bu beni çok başka yerlere
götürebilirdi, çok farklı bir hayatım olabilirdi. Ama o zamandan bu
zamana bende o konuda değişen hiçbir şey olmadı. Yani bu işi yapmadan
önceki Zeynep ile şimdiki Zeynep aynı. Arkadaşlarım yine eski
arkadaşlarım, çevrem yine eski çevrem. Evet daha çok insan tanıyorum,
daha çok insanla muhatap olmak zorunda kalıyorum ama hayatımda değişen
bir şey yok. Bu yaştan sonra da bunun değişeceğini düşünmüyorum. Sürekli
sevgilinizle kıyaslanmak gibi bir durumunuz da var sizin... -
Kıyaslanmaktan ziyade şu rahatsız ediyor beni: “Bu kız onun sevgilisi.
ıyi güzel ama bu kızın başka hiçbir özelliği yok!” Zeynep Beşerler
için hep “Kenan İmirzalıoğlu’nun sevgilisi” denme sebebi nedir sizce? -
Herhalde erkek egemen toplumun getirdiği, bize dayattığı nedenlerdir.
“Adam öyle başarılı, böyle süper. Bu da onun sevgilisi” diyorlar. Tamam
ama bu kız da bu zamana kadar bir sürü iş yapmış. Üstelik bu adamla
tanışmadan önce de bu işi yapıyordu. Onun sayesinde bu işe girmedi ki... Bu etiket altı yıldır hiç
değişmedi. Gücünüze gidiyor mu? - Bir şey hissettirmiyor artık...
Gerçi sevdiğim adamın sevgilisi olarak anılmak güzel bir şey ama nedense
benim kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmamı kabul etmek
istemiyorlar. Yani işi “Onlar sevgili olmuş, bu çocuk bu kızın elinden
tutmuş. Böyle de devam ediyor” durumuna getiriyorlar. Neden benden bu
kadar rahatsızlık duyuyorlar, anlamış değilim. Ama hiçbiri umurumda
değil, boşuna uğraşıyorlar. Bugüne dek bir sürü haber yaptılar,
aşağıladılar, bir sürü şey söylediler benim için. Ama ben hâlâ dimdik
karşılarındayım. Ben güçlü bir karakterim. Kolay kolay pes etmem. O
yüzden boşuna uğraşıyorlar. KENAN
GERÇEK BİR ANADOLU ERKEĞİ Hâlâ evlenmemiş olmanızın da
etkisi var herhalde... -
Evet. Ama onlar bu işten vazgeçsin diye kalkıp evlenmem. Biz şu an
mutluyuz. Evlilik zamanı geldiğinde kısmet olursa evleniriz. Olmazsa
ayrılırız, evlenmeyiz. Bu kimseyi ilgilendirmez. Onlar boşandıklarında
ben “Vay efendim, niye boşandınız? Hani severek evlenmiştiniz?” diye
soruyor muyum! Herkesin özel hayatı kendini ilgilendirir. Neden bu kadar
didikliyorlar? Tamam, ünlü insanlar merak edilir ama bir yere kadar.
Herkesin haddini, duracağı noktayı bilmesi lazım. Ama ayrılmıyoruz! Artık sıradan insanlar bile
ilişkilerini uzun zaman sürdüremiyor. Siz göz önünde bir çift olmanıza,
hakkınızda pek çok haber çıkmasına rağmen nasıl altı yıldır
birliktesiniz? - Bir kere herkesten daha güçlü durmak zorundasın.
Çünkü herkes seni yere devirmeye uğraşıyor. O yüzden de çaban iki katına
çıkıyor. Beni yanlış anlamayın lütfen ama, geçmişte çıkan bir
dedikodu, Kenan İmirzalıoğlu’nun Uğur Yücel’le “Ejder Kapanı”nı
çekmesinden sonra yeniden gündeme geldi. Neden Kenan İmirzalıoğlu için
“Uğur Yücel’le ilişkisi var” deniyor? - Kenan, gerçek bir Anadolu
erkeği. Onun gibi gelenek ve göreneklerine bağlı bir adama en büyük
darbeyi böyle vurabilirlerdi ancak. O yüzden böyle söylüyorlar. Ama
bunlarla darbe alınmaz. İyi yetiştirilmiş bir adamı böyle yere
yıkamazsınız. Bunlar sadece Ali Cengiz oyunları. Boşuna uğraşıyorlar. Altı yıldır Kenan
İmirzalıoğlu ile birlikte olmanın bir artısı var mı? - Tam tersine.
Bunu dışarıdan çok yanlış anlıyorlar. Kenan sayesinde bir yere
geliyorum, işler önümde yığılıyor zannediyorlar. Oysa o kadar büyük bir
dezavantaj ki Kenan’la birlikte olmak, bunu anlatmam mümkün değil.
Normal bir oyuncunun gösterdiği çabanın iki katını göstermek zorundasın.
Tek avantajım, altı yıldır sevdiğim adamla birlikte olmam. Bir
ilişkinin uzun süreli olması için çiftlere neler önerirsiniz? - Önce
kendine, sonra karşısındakine, en son da ilişkilerine güvenecekler. Buna
mecbursun. Yoksa başka türlü yürümüyor bu sektörde ilişkiler. ARTIK ÖPÜŞÜRÜM DE
SEVİŞİRİM DE Kenan İmirzalıoğlu bir röportajında sizin için
güzel sözler söyledi. Hemen ardından da “Zeynep Beşerler daha ne
isteyebilir ki” diye yazılar yazıldı. Zeynep Beşerler, bir kadın olarak
ne ister? - Bana kadınların bunu söylemesi çok acıklı... Sevgilisinin
birkaç güzel laf etmesi üzerine “Bir kadın daha ne ister” deniyorsa,
kadınlar gerçekten zor durumda demektir. Kadınlar ufak şeylerden mutlu
olabilir ama bu kadar değil. Bir kadın ne ister? Sevgilisi eve gelirken
bir çiçek alsın ister. Bütün kadınların derdi bu değil mi? “Kocam hiç
romantik değil, bana ilgi göstermiyor” denir hep, bunlar değil midir
dert? Erkekler kusura bakmasın ama kadınlar bana göre çok özel ve yüce
yaratıklar. Kadın doğurgandır, kadın annedir. O yüzden çok yücedir. Bu
durumda kadın birçok şeyi isteme hakkına sahiptir. Ben Kenan’ın benim
hakkımda ne düşündüğünü biliyorum zaten. Son dönem dizi filmlerde
öpüşme ve sevişme sahneleri yer alıyor. Siz de bunu yapabilir misiniz? -
Yaparım tabii canım. Daha önce bunun için “Yapamam, yapmam” diye
düşünüyordum ama artık öyle değil. Gerçekten de bu işe ilk başladığımda
olmaz diyordum. Çünkü bu işe yeni başlamıştım ve bu sektörde kimseyi
tanıyordum. Arkamda beni destekleyen kimse yoktu. Kendi başına genç bir
kızın ortaya çıkıp “Öpüşürüm de sevişirim de” demesi bana açıkçası çok
yanlış geliyordu. Çünkü burası bir kurtlar sofrası ve kimseyi
tanımıyorsun, ne olacağını bilmiyorsun. O yüzden o zamanlar bu işe yeni
başlayan biri olarak böyle cevap verdim. Ama artık tecrübem var, birçok
kişiyi tanıyorum. Bu işi artık tam anlamıyla yapabileceğimi düşündüğüm
için de “Evet yaparım” diyorum. Sevişme
sahnelerinden sonra gelen eleştirilerle baş edebilecek misiniz peki? -
Hiç umurumda değil. Eline kağıt kalemi alan bütün fesatlar çiziktiriyor
zaten! ÇOCUK İSTEDİĞİMDEN EMİN DEĞİLİM 31
yaşındasınız. Anne olmak istemiyor musunuz? - 31’ime geldim ve yavaş
yavaş vazgeçiyorum galiba bu işten. Üç yıl önce “Hemen doğururum”
diyordum. Ne zaman 30’a geldim, “Acaba” demeye başladım. şimdi hiç emin
değilim. Son
röportajımızda evliliği düşünüyordunuz ama artık onun için de
“olmayabilir” diyorsunuz... - Bu bence yaşla ilgili. “Aman armudun
sapı, üzümün çöpü” demeye başlıyorsun belli bir yaştan sonra. Evlilik ve
çocuk şu an için uzak geliyor. Korkutmaya başladı beni. Belki hayatın
daha büyük gerçeklerini görmeye başladım, onunla da ilgili olabilir.
Artık yapamazmışım, evlenemezmişim gibi geliyor. Ya başka birine aşık
olursanız... - Bunun önüne geçilmez ki! Her şey olabilir. Gönül bu,
yapacak hiçbir şey yok. AYNI EVDE İKİ AYRI ADAMLA YAŞIYORUM Kenan
İmirzalıoğlu’nun kimsenin bilmediği ve enteresan bir özelliğini
söyleyin desem... - Evin içinde kendini kaybeder. Eline bir şey almış
vidalamaya çalışırken, bir anda onu orada bırakır ve gidip başka bir
şeyin çivisiyle uğraşır. Onu bırakır, arka pencerenin kornişini takmaya
çalışır. Sürekli böyledir. Bıraktığın yerde bulamazsın onu. Eşyaları
oradadır ama kendi yoktur. ıkizler burcu olduğu için evde iki adam var
sanki. O yüzden ben çok başarılıyım aslında! ıki adamla birlikte olduğum
düşünülürse, altı yıldan 12 sene eder birlikteliğimiz. Hem de Kenan
gibi büyük bir adamla. Herkes iyi düşünsün derim! Hürriyethttp://www.bizimhaber.com/haber-Gay-diyerek-Kenan305-y305kamazlar-276222/
SyLaR
|